0

Gürbüz: Matbaacılar artık tabela hazırlıyor

Ankara Matbaacılar Odası Başkanı Hüseyin Gürbüz, Kovid-19 salgınının en çok etkilediği meslek kollarından birinin de matbaa sektörü olduğunu ifade ederek, “Matbaacılar artık tabela hazırlıyor” dedi ve sektördeki pek çok esnafın başka iş kollarına yöneldiğini anlattı.

Uğur DUYAN

ANKARA (Anayurt) Ankara Matbaacılar Ciltçiler ve Sanatkar Odası Başkanı ve Matbaacılar Federasyonu Kurucu Başkanı Hüseyin Gürbüz, yeni tip koronavirüs (Kovid- 19) salgınının matbaacılık sektöründeki iş hacmini yüzde 80 oranında düşürdüğünü belirleterek, “Türkiye genelinde uygulanan pandemi tedbirleri en çok bizim müşterimiz olan yeme-içme, eğlence ve düğün sektörlerinde faaliyet sürdüren esnafı etkiledi” dedi.

Ankara’daki matbaaların daha çok eğitim yayıncılığı alanında uzmanlaşan yayınevleri ile çalıştığını aktaran Gürbüz, “Pandemi sürecinde eğitimin de sekteye uğraması, eğitim-öğretim süreçlerinin de online ortama kaydırılması ile test, soru bankası, yardımcı ders kitabı gibi içerikler de bir hayali azaldı. Bu da doğal olarak Ankara’daki matbaaların iş hacminin azalmasına neden oldu” diye konuştu.

İŞ HACMİ YÜZDE 80 AZALDI

Tüm bu yaşananlara karşın kâğıt ham maddeli sanayi kolları içinde matbaacılığın, ambalaj sanayine doğru evirildiğini belirten Gürbüz şunları kaydetti:

“Biz 2018 yılında kâğıt krizi sürecinde bazı araştırmalar yaptık ve gördük ki, ülkemizde de dünyada da matbaacılık sektörü ambalaj sanayi içinde yer edinecek bir iş koluna doğru bir dönüşüm içinde. 2018’de yine yaptığımız araştırmalar neticesinde ülkemizde tüketilen 4 milyon 250 bin ton kâğıdın 2 milyon 250 bin tonunun ambalaj sektöründe kullanıldığını gördük. Pandemi sürecinde sokak kısıtlamalarının getirilmesi, yeme-içme sektörünün de siparişe dönmesi ile ambalaj sanayine yönelen matbaaların sayısı arttı. Yani bizim öngörülerimiz maalesef pandemi yüzünden daha hızlı biçimde yaşandı.

2018 verileri üzerinden konuşuyoruz. En son açıklanan rakam 5 milyon ton civarında. 2020 yılı içinde bu rakamın ne kadarı ambalaj sanayine yöneldi bilmiyor. Ancak Türkiye’de kişi başına düşen kâğıt tüketimi de artıyor. Üstelik pandemi şartlarında dahi artıyor. Geri dönüşüme giden kâğıt miktarı ise batılı ülkelerden daha az. Türkiye kişi başına düşen tüketilen kâğıt miktarı 60 kilo iken geri dönüşme giden miktarı ise 821 bin 117 ton.

Buna karşın Türkiye genelinde uygulanan pandemi tedbirleri en çok bizim müşterimiz olan yeme içme, eğlence ve düğün sektörlerinde faaliyet sürdüren esnafı etkiledi. Biz davetiye basamaz olduk, broşür basamaz olduk. Esnaf dükkanını açamadığı için onların kullandığı kâğıt temelli pek çok işi de artık yapmıyoruz. Az sayıda iş geliyor. Sektörün geneline baktığımızda iş hacminin yüzde 80 oranında düştüğünü söylemek yanlış olmaz.”

EĞİTİM YAYINCILIĞI DA SEKTEYE UĞRADI

“Türkiye’de eğitim yayıncılığı konusunda Ankara sektörün kalbi konumundadır. Ders kitapları kadar yardımcı kaynaklarda Ankara’daki yayın evlerinde hazırlanır” diyen Gürbüz, Ankara’daki matbaaların daha çok eğitim yayıncılığı alanında uzmanlaşan yayınevleri ile çalıştığını aktararak, şöyle devam etti:

“Ankara özelinde baktığımızda karantina süreçlerinin doğrudan etkilediği bir diğer alanın da eğitim yayıncılığı olduğunu söylemek gerekiyor. Pandemi sürecinde eğitimin de sekteye uğraması, eğitim -öğretim süreçlerinin de online ortama kaydırılması ile test, soru bankası, yardımcı ders kitabı gibi içerikler de bir hayali azaldı. Bu da doğal olarak Ankara’daki matbaaların iş hacminin azalmasına neden oluyor. Basılı eğitim yayınlarının sayısında yaşanan azalış, bu yayınları talep eden kişi sayısının da azalmasını beraberinde getirdiği için bu alanda uzmanlaşan matbaalarda yüzde 50’den fazla iş kaybının yaşandığı bir dönemden geçiyoruz.”

PROMOSYON SEKÖTÜRÜNDE DE İŞ KAYBI VAR

Türkiye’de matbaacılık sektörünün pandemi öncesinde yöneldiği iki ana iş kolunun olduğunu kaydeden Gürbüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Matbaacılık sektörü içinde ağırlıklı iki ana iş kolu son yıllarda giderek ön plana çıktı: Ambalaj ve promosyon. Kâğıt, karton ve oluklu mukavva ürünleri, ambalaj sanayinin önemli sektörlerden biri haline geldi ve ambalaj sanayindeki üretimin büyük bölümü bu sektöre ait. Promosyon sektörü ise Türkiye’de yıllık 20 milyar TL’lik büyüklüğe sahip bir iş kolu haline geldi. Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin toplam promosyon harcaması 1 milyar TL civarındaydı. Ancak pandemi ile birlikte kâğıt temelli promosyonda da ciddi bir iş hacmi kaybı yaşadık. Kendi işlerimden örnek verirsem bu noktada yaşadığımız iş hacmi kaybı sadece yüzde 90’ı buldu. Ancak Ankara’da promosyon sektörü pandemi öncesinde de sıkıntılar yaşıyordu. Bu sıkıntıların başında da devletin eczane, akaryakıt istasyonu gibi işletmelerde kâğıt takvim, not defteri, ajanda gibi promosyon ürünlerini yasaklamasından kaynaklanan sıkıntılar geliyor. Bu Ankara’daki matbaacıların başka iş kollarına yönelmesine neden oldu. Bez baskı yapan promosyon firmaları pandemi sürecinde maske üretimine ağırlık verdi örneğin. Matbaacılar ise artık tabela yapıyor. Durum bu kadar kötü.”

‘DESTEK İSTİYORUZ’

Türkiye’de Kovid-19 salgının en çok etkilediği sektörlerden biri olmalarına karşın yeterli desteği görmediklerini de belirten Gürbüz, salgın karşısında alınan destekler kapsamında matbaacı esnafı olmadığını ve bu desteklerden yararlanmak istediklerini söyledi.

E-ARŞİV VE E-FATURA

Yeni Vergi Usul Kanunu ile matbaacılık sektörünün önemli gelir kalemlerinden biri olan fatura, irsaliyeli fatura, sevk irsaliyesi gibi resmi evrak basımların devre dışı bırakıldığını kaydeden Gürbüz, “Küçük ve orta ölçekli matbaalarımızın, özellikle maliye ile anlaşmalı matbaalarımızın bugüne kadar yaptığı yatırımlar E-fatura uygulaması ile boşa gitti. Bu noktada işlerimiz yüzde 90 azaldı. Bunun yanında TESK’in basit usulde kullanılan evrakları üstlenmesi bu işleri yapan matbaacıları çok zor durumda getirdi. Biz arşiv faturayı ve basit usulde kullanılan evrakları anlaşmalı matbaalarda basılmasını talep ediyoruz. Yoksa ülke genelinde teker teker yok olacağız. Esnafın işini esnaf yapmalı” görüşünde bulundu.

Türkiye’de basit usule tabi vergi mükelleflerinin çoğunluğunun esnaf olduğunu ifade eden Gürbüz, “Türkiye’de internet okur-yazarlığı ve internet kullanıcısı olma bakımından esnafın ilk sıralarda yer almadığı bir geçek. Bu gerçek dışında e-arşiv ve e-faturada geriye dönük işlem yapmak çok zaman alıyor. Bütün bu gerekçeler, bize halen basılı, matbu belgelerin gerekli olduğunu da gösteriyor. Gerekli geçiş süreci hazırlanarak bu işe başlanmadığı için bugün bu sorunları yaşıyoruz” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir