0

2021 gümbür gümbür geliyor: Bilimin ve değişimin yılı olacak

Modern çağın Nostradamus’u olarak tanınan astrolog-yazar Can Aydoğmuş “Tarih tekerrürden ibaret, astroloji de onun bir yansıması” diyor ve 2020 yılındaki tutulmaların önceki yıllara gönderme yaptığını belirterek şöyle devam ediyor:

“Orta Çağ Avrupa’sında yaşanılan Kara Veba, dünya savaşı sırasında ortaya çıkan İspanyol gribi, bugün ise koronavirüs. Bu dönem o dönemlerin tekrarı gibi. 2020-2021 ve 2022 aslında birbirine bağlı yıllar. Jüpiter 2020 kasım sonunda Satürn’ün yanına gelerek en zayıf ve en düşük konuma geçti. 21 aralık gecesi de 2 gezegen 800 yıl sonra birleşti. Özgürlük ve bağımsızlık gezegeni Jüpiter’in yeniden güçlü ve iyi konuma geçmesi Nisan 2022’de. Satürn ise 2023 Ocak ayında eski konumuna gelecek. 2020 fragmandı. 2021 ve 2022’de gümbür gümbür!”

“Asıl rahatlama 2023 Ocak’tan sonra başlar. Savaşlar, hastalıklar, ekonomik kriz, salgın ve salgının yarattığı her tür etki 2023’te son bulur. O zamana kadar gezegenler bizi sınamaya devam edecek! Bu süreci doğum sancısına benzetebiliriz. Daha iyiye evirilmek için bu sancıları çekiyoruz. Jüpiter ve Satürn’ün birleşmesi dünyada birçok kurumun yara alacağı, halkla yöneticilerin karşı karşıya kalacağı, kanaat liderlerinin birbirleriyle çatışacağı, gerginliklerin yaşanabileceği, insanların özgürlük duygusunu yitirmiş hissedeceği, korku ve panik yaşanabileceğini gösterir.

2021 Mayıs sonu Jüpiter Satürn’ün yanından çıkacak, gezegenler ters dönmeye başlayacak. Böylelikle ‘bir tık’ nefes alıp, rahatlayacağız. Ama dikkat! Bu genel bir rahatlama değil. 2020 Mayıs- Haziran’ında da böyle oldu, bir anda eski normale dönüldü. Sonrasında virüs etkisini arttırdı, İzmir’de deprem yaşandı. Jüpiter hala düşük konumda olacağından sonrasında benzer süreçler yaşanması olası. Virüsün mutasyona uğraması, depremler, çatışma ve gerginlikler, ekonomik gerileme devam edebilir.”

“Hep kötü değil! Bilimin, teknolojinin öne çıkacağı, yeni keşifler, ilaçlar bulunacağı da bir dönem olacak. Pek çok hastalığın tedavisi, yanı sıra yeni doğal kaynaklar- madenler- antik şehirler (Göbeklitepe gibi) daha önce keşfedilmemiş yerler bulunacak. Zenginliklerimiz artacak. Türkiye esas çıkışı ise 2023 yılının sonuna doğru yaşayacak. Emlak ve toprak değerlenecek. Yeni tarım alanları, fabrikalar açılacak. Deniz ve karada sınırlar genişleyecek. Amerika ve Çin ise ekonomik ve siyasi anlamda zorlu süreçler yaşayacak. İngiltere’yi sıkıntılı günler bekliyor. Orta Doğu’da da yine hareketlenmeler var.”

“En büyük tavsiyem bu dönemde Satürn’ü temsil eden şeyler yapılması. Satürn adaleti sever. Yardıma muhtaç insanlara ve hayvanlara yardım edilmesini sever. Ağaç dikmeyi, doğaya sahip çıkmayı sever. Tüm bunlar bir kerelik olmamalı ama… Bol ve ritmik iyilik yapılmasını sever Satürn. 2021’i gerçek anlamda bir iyilik yılı görmeli ve buna göre hareket edilmeli.”

İsabetli yorumları ve öngörüleriyle bu yıl adından sıkça söz ettiren astrolog Aygül Aydın 2020’nin çöküş yılı gibi algılandığını ama aslında zayıflıklarımızı görme yılı olduğunu, 2021 içinse bir kurtuluş yılı denebileceğini söylüyor. Kurtuluş ama nasıl? Aydın şöyle özetliyor: “Kurtuluş ancak kurtuluşun kendimizde olduğunu fark edersek mümkün. 2020 radikal bir değişim yılıydı, 2021 tüm bu değişikliklerin nihai sonucunu alacağımız bir yıl olacak. 21 Aralık’ta Satürn ve Jüpiter’in 800 yıl sonra kavuşması ile yeni bir çağ, kova çağı başladı. 800 yıl önce bu çağa ‘felsefe’ çağı denilmişti. Şimdi de bir benzeri yaşanacak! Toplum ve toplum biliminin önem kazandığı bir yıl olacak.”

2020’nin getirdiği sosyal düzensizliğin 2021’de de devam edeceğini belirten Aydın “İnsanların çoğu iç görüsünü kaybetmiş durumda. İş hayatında, evlilik, sağlık konusunda büyük değişimler, kaygılar, korkular artmaya devam edecek. 2021 Ocak ve Şubat’ın bu baskıyı daha yoğun hissedeceğiz. Global firmaların işçi çıkarımlarına şahit olabiliriz. İşsizlik beraberinde depresyon, bunalım getirebilir. Emek hırsızlığı, kariyer yarışları, ayak oyunlarına da şahit olacağız. Bu noktada insan olma vasfınız devreye girecek. Değerleriniz ortaya çıkacak” diyor ve öngörülerine şöyle devam ediyor:

“Bu yıl en önemli konu sosyal eşitsizlik ve yalnızlık. Çözümü ise sevgi ve saygı dolu olmakta yatıyor. Gelecek bize gerçekten sevgi birliği içinde olan insanların kalkındığını gösterecek. Bireyselleşmeyi, özgürleşmeyi öğrenirken aynı anda başkalarının hak ve hukukunu çiğnememeyi de öğrenmek gerek. Yanlış ilişkiler içinde debelenerek zaman kaybetmeyin. Toksik ilişkilerden arındırma zamanı. ‘Güçlü, sağlıklı ve ayaktayım’ motivasyonuna girmeniz gerekiyor. Toprak ve doğaya yatırım yapın. Hava ve su önemli. Bol bol su için. Metabolizmayı çalıştıracak aksiyonlar alın. Spor yapın. B-D vitaminlerini ihmal etmeyin.

“Dünya çapında göçler, susuzluk ve susuzluğa bağlı kıtlık, isyanlar, çatışmalar, grevler olacak. Virüsün beklenmedik şekilde başka mutasyonlara uğraması söz konusu olabilir. 2020’de hayatta kalmayı başardık, bununun yolunu öğrendik. Şimdi ruhsal olarak bunu nasıl başaracağımızı öğrenme zamanı. Büyümemeye ve değişime direnirseniz sınıfta kalırsınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir